Bugün teknolojiyle ilişkim, başladığım yıllara göre çok farklı bir noktada.
Artık tek bir yazılım, tek bir ürün veya tek bir faaliyet alanı üzerine düşünmüyorum. Türkiye'de uzun yıllardır devam eden teknoloji faaliyetlerimizin yanında, farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için yazılım sistemleri geliştiriyor, bu sistemlerin günlük iş süreçlerinin bir parçası haline gelmesi üzerine çalışıyoruz.
Müşteri yönetiminden finansal süreçlere, ekip ve görev yönetiminden iletişim sistemlerine kadar birçok iş sürecini aynı dijital yapı içerisinde bir araya getirmeye çalışıyoruz.
Ancak bugün ilgimi en fazla çeken alan yapay zekâ.
Çünkü yapay zekânın mevcut yazılımlara eklenecek yeni bir özellikten çok daha büyük bir değişimin başlangıcı olduğunu düşünüyorum.
Yazılımın geleceğini yeniden düşünüyorum
Bugüne kadar yazılımlar büyük ölçüde insanların belirlenmiş ekranları, menüleri ve butonları kullanması üzerine tasarlandı.
Bir işlem yapmak istediğinizde önce doğru programı açmanız, doğru menüyü bulmanız ve sistemin sizden beklediği adımları takip etmeniz gerekiyor.
Bunun değişeceğine inanıyorum.
Geleceğin yazılımlarında insanların sisteme uyum sağlaması yerine, sistemlerin insanı anlaması gerektiğini düşünüyorum.
Bu nedenle bugün üzerinde çalıştığımız projelerde yapay zekâyı yalnızca bir sohbet ekranı veya yardımcı özellik olarak değil, sistemin farklı parçalarını birbirine bağlayan yeni bir katman olarak ele almaya çalışıyoruz.
Amaç daha fazla ekran veya daha fazla özellik üretmek değil.
Teknolojiyi kullanmayı daha doğal hale getirmek.
Türkiye'den dünyaya
Bugün faaliyetlerimizin önemli bir bölümü Türkiye'de devam ediyor.
Burada yıllar içerisinde edindiğimiz deneyimle işletmeler için yazılım ve teknoloji çözümleri geliştiriyor, mevcut sistemlerimizi yeni teknolojilerle sürekli olarak yeniden şekillendiriyoruz.
Bunun yanında Amerika Birleşik Devletleri'nde de teknoloji alanındaki faaliyetlerimizi geliştirmeye başladık.
Ben bunu yalnızca başka bir ülkede faaliyet göstermek olarak görmüyorum.
Türkiye'de geliştirdiğimiz bilgi birikimini uluslararası pazarlara taşımanın ve aynı zamanda dünyadaki teknolojik gelişmeleri daha yakından takip ederek daha büyük projeler geliştirebilmenin bir adımı olarak görüyorum.
Önümüzdeki dönemde farklı ülkelerde yeni yapılanmalar ve iş birlikleri oluşturmak da planlarımız arasında.
Ancak hedefim mümkün olduğunca çok ülkede bulunmak değil.
Türkiye'de doğan teknolojilerin dünyanın farklı yerlerinde kullanılabileceğini gösterebilmek.
Yeni projeler
Bugün zamanımın önemli bir bölümünü yeni fikirler üzerinde düşünmeye ve bunları çalışan sistemlere dönüştürmeye ayırıyorum.
Yapay zekâ, iş yazılımları, otomasyon, uzaktan iletişim ve insan ile teknoloji arasındaki etkileşim özellikle ilgilendiğim alanlar arasında.
Bazı fikirler ürüne dönüşüyor.
Bazıları başka bir projenin parçası oluyor.
Bazıları ise yalnızca gelecekte nelerin mümkün olabileceğini anlamamı sağlayan deneyler olarak kalıyor.
Ben bunu teknoloji üretmenin doğal bir parçası olarak görüyorum.
Her fikrin başarılı bir ürüne dönüşmesi gerekmiyor.
Bazen bir fikir üzerinde çalışırken öğrendikleriniz, fikrin kendisinden daha değerli olabiliyor.
Bundan sonrası
Bugün geldiğim noktayı bir sonuç olarak görmüyorum.
Aksine teknolojinin yeniden şekillendiği yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyorum.
Bilgisayarların yaygınlaşmasına, internetin büyümesine, mobil teknolojilerin hayatımızın merkezine yerleşmesine tanıklık ettim.
Şimdi yapay zekâ ile başlayan başka bir dönüşümün içindeyiz.
Bundan sonraki hedefim yalnızca bu teknolojileri kullanan sistemler geliştirmek değil.
İnsanların teknolojiyle nasıl yaşayacağını, nasıl çalışacağını ve nasıl iletişim kuracağını yeniden düşünmek.
Ve mümkün olduğunca bu geleceğin yalnızca kullanıcısı değil, üreticilerinden biri olmak.

