NORA
İnternet sitelerinin geleceğini yeniden düşünmek.Bir ziyaretçinin menüler arasında dolaşmak yerine doğrudan konuşabildiği, onu zaman içinde tanıyabilen bir web deneyimi üzerine çalışıyorum.
1998’de ilk bilgisayarımın başında başlayan merakım, bugün yazılım, yapay zekâ ve insanın teknolojiyle kurduğu ilişki üzerine yaptığım çalışmalarda devam ediyor.
Parçaları tanımak, bilgisayar toplamak ve nasıl çalıştığını anlamak.
Hikâyeyi okuİlk bilgisayar firmamı kurdum. Teknik servisle başlayan süreç, web siteleri ve yazılımla başka bir yöne evrildi.
Yolculuğu keşfetYazılım, yapay zekâ ve insan ile teknoloji arasındaki yeni ilişki.
Bugüne gelTek bir teknolojiden çok, farklı teknolojiler bir araya geldiğinde nelerin mümkün olabileceğiyle ilgileniyorum.
Çalışma alanlarımİnsanla daha doğal iletişim kurabilen sistemler üzerine çalışıyorum.
İşletmelerin çalışma biçimini yazılımla nasıl sadeleştirebileceğim üzerine çalışıyorum.
Tekrar eden işi makineye, karar gerektiren işi insana bırakmanın yollarını arıyorum.
Teknolojinin insana kendisini kullandırması değil, insanı anlaması gerektiğini düşünüyorum.
İnsanların web sitelerini gezmek yerine onlarla konuşacağı bir internet mümkün mü?
Bazen ticari bir amaç olmadan yalnızca ‘Bunu yapabilir miyiz?’ diye başladığım çalışmalar.
Düşünmek kadar denemeyi de önemsiyorum. Bugün üzerinde çalıştığım bazı fikirler ve araştırma alanları.
Bir ziyaretçinin menüler arasında dolaşmak yerine doğrudan konuşabildiği, onu zaman içinde tanıyabilen bir web deneyimi üzerine çalışıyorum.
İş yazılımlarının yalnızca veri saklayan sistemlerden, karar süreçlerine yardımcı olan sistemlere nasıl dönüşebileceğini araştırıyorum.
Yapay zekânın insanı tanımasının deneyimi nasıl değiştireceği ve bunun mahremiyetle nasıl dengelenebileceği üzerine düşünüyorum.
Kesin cevaplardan çok, üzerinde düşünmeye değer sorular. Teknoloji, üretim ve gelecekte nasıl yaşayacağımız üzerine kişisel notlarım.
Bir fikri hayata geçirmenin yükü azaldığında küçük ekiplerin önünde hangi fırsatlar açılır? Üretim gücü kadar kaliteyi ve sorumluluğu da düşünüyorum.
Bir öneri hazırlamak ile onu uygulamak aynı sorumluluğu taşımıyor. Yapay zekâya bırakabileceğimiz işleri ve insan onayının yerini sorguluyorum.
Bizi hatırlayan bir yardımcı hayatı kolaylaştırabilir. Peki neyi hatırlayacağına, nerede kullanacağına ve ne zaman unutacağına kim karar verecek?
Teknoloji yolculuğum Türkiye’de başladı. Bugün geliştirdiğim fikirlerin ve projelerin farklı ülkelerde nasıl karşılık bulabileceğini de araştırıyorum.
ABD’de attığım adımlar benim için yalnızca yeni bir pazar arayışı değil; farklı çalışma kültürlerini, ihtiyaçları ve teknolojiye bakış biçimlerini görmenin bir yolu. Çünkü iyi bir fikrin nerede doğduğundan çok, nerede anlamlı bir probleme dokunduğunu önemsiyorum.
Henüz sonuç değil.
Düşünmeye devam ettiğim konular.
Bir sorunun cevabına kolayca ulaşabildiğimizde, öğrenmenin amacı nasıl değişir? Bilgiyi hatırlamak, onu anlamak ve gerçek bir durumda kullanabilmek arasındaki farkı; merakın ve deneyimin öğrenmedeki yerini ele almak istiyorum.
Bir fikri çalışan bir örneğe dönüştürmek kolaylaşırsa, yazılımcının katkısı hangi aşamalarda yoğunlaşacak? İhtiyacı doğru anlamanın, sınırları belirlemenin ve ortaya çıkan sonucu değerlendirmenin yazılım geliştirmedeki yerini sorgulamak istiyorum.
Belirli bir amaç için hazırlanmış bir sistemin hareket alanını nasıl tanımlarız? Yapay zekânın esnekliğinden yararlanırken işlem yetkilerini, veri erişimini ve çalışma sınırlarını nasıl koruyabileceğimizi düşünmek istiyorum.
Tekrarlayan işleri sistemlere bıraktığımızda kazandığımız zamanı nasıl kullanacağız? Daha fazla iş üstlenmek, daha dikkatli çalışmak ve kendimize alan açmak arasındaki seçimleri ele almak istiyorum.
Bir metin, görüntü veya ses kolayca üretilebildiğinde, karşılaştığımız içeriği nasıl değerlendireceğiz? Kaynağın, doğrulamanın ve açıkça belirtilen belirsizliklerin güven duygusundaki yerini sorgulamak istiyorum.
Bir yazılım daha fazla iş yapabildiğinde, kullanıcısının daha fazla ekran ve ayarla uğraşması gerekir mi? Karmaşık yeteneklerin anlaşılır bir deneyimle sunulup sunulamayacağını düşünmek istiyorum.
Kişisel yardımcımız, bir şirketin veya hizmet sağlayıcının sistemiyle bizim adımıza iletişim kurabilir mi? Böyle bir ilişkide kimliğin, izinlerin ve kullanıcının beklentilerinin nasıl korunacağını ele almak istiyorum.
İletişimi hızlandıran araçlar, birbirimizi anlamamızı da kolaylaştırır mı? Hangi durumlarda otomatik bir yanıtın yeterli olduğunu, hangi durumlarda doğrudan insan temasına ihtiyaç duyduğumuzu sorgulamak istiyorum.
Bir fikri denemek kolaylaştığında, hangisini sürdürmeye değer bulacağız? Kullanıcının ihtiyacını, gerçek faydayı ve uzun vadeli sorumluluğu birlikte değerlendirebileceğimiz ölçütler üzerine düşünmek istiyorum.
Bir insanın yıllar içinde edindiği bilgi yalnızca belgelerden oluşmuyor. Sezgileri, karşılaştığı istisnalar ve yaptığı hatalar da bu deneyimin parçası. Bunların dijital sistemlere ne ölçüde aktarılabileceğini ve insanla birlikte öğrenmenin yerini ele almak istiyorum.