Teknoloji & gelecek

Yapay Zekâ Bizi Ne Kadar Tanımalı?

Bizi hatırlayan bir yardımcı hayatı kolaylaştırabilir. Peki neyi hatırlayacağına, nerede kullanacağına ve ne zaman unutacağına kim karar verecek?

FAHRİ ÖNCÜL / KİŞİSEL NOTLAR
Bir elin saydam bir hafıza arşivinden seçtiği kartlar ve arka planda silinen anılar.

Bir dijital yardımcıya her seferinde aynı bilgileri anlatmak yorucu olabilir. Hangi işle uğraştığımı, üzerinde çalıştığım projenin amacını veya nasıl bir anlatımı tercih ettiğimi tekrar etmek istemeyebilirim. Yardımcının bunları hatırlaması, konuşmanın kaldığı yerden devam etmesini sağlar. Yapay zekâ ve kişiselleştirme fikrinin en çekici taraflarından biri benim için bu süreklilik.

Ancak aynı kolaylık başka bir soruyu beraberinde getiriyor. Bir sistem beni daha iyi tanıdıkça, benim hakkımda ne kadar bilgi biriktirmesini isterim? Her söylediğimin kalıcı bir hatıraya dönüşmesi gerçekten faydalı mı? Geçici bir düşüncem, denemek için verdiğim bir örnek veya yalnızca o güne ait bir tercih daha sonra karşıma nasıl çıkacak?

Ben bu konuyu yalnızca gizli bilgilerin korunması üzerinden düşünmüyorum. İnsan değişir, kararını yeniden değerlendirir ve bazı şeyleri geçmişte bırakmak ister. Bizi tanıyan bir yapay zekâdan beklediğimiz şey, bizi eski bir tanımın içine yerleştirmesi olamaz. İyi bir yardımcı, hatırlamanın yanında düzeltmeye ve unutmaya da yer açmalı.

Hatırlamak gerçekten neyi kolaylaştırır?

Bir proje üzerine uzun süre çalıştığımı düşünelim. Projenin hedefi, kullandığım araçlar ve verdiğim önceki kararlar her yeni görüşmede baştan açıklanmak zorunda kalırsa, önemli bir zaman yalnızca bağlam kurmaya gider. Bunların uygun biçimde hatırlanması, doğrudan yeni soruya geçmemi sağlayabilir. Yardımcı daha tutarlı öneriler hazırlayabilir ve önceki çalışmalarımla çelişen seçenekleri fark edebilir.

Anlatım tercihlerinde de benzer bir kolaylık var. Kısa bir cevap istediğimde bunun hatırlanması faydalı olabilir. Fakat kısa cevap tercihimin her konu için geçerli olduğunu varsaymak doğru olmaz. Bir cihaz ayarında birkaç adım yeterliyken, önemli bir proje kararında ayrıntılı değerlendirme isteyebilirim. Hatırlanan tercih, güncel isteğimi geçersiz kılmamalı.

Bu yüzden kişiselleştirmenin asıl değerini, tekrar yükünü azaltırken esnekliği korumasında görüyorum. Bir yardımcı benim hakkımda çok sayıda cümle sakladığı için iyi olmaz. O anda ihtiyaç duyduğum bilgiyi doğru kapsamda kullanabildiği için iyi olabilir. Hafızanın büyüklüğü ile yardımın kalitesi arasında otomatik bir eşitlik kurmak istemiyorum.

Söylediğim bilgi ile çıkarılan sonuç aynı değil

Bir sisteme “Bu projede sade bir tasarım istiyorum” demem, bütün projelerde sadelik aradığım anlamına gelmez. “Bu ürünü pahalı buldum” demem de her zaman en düşük fiyatı tercih ettiğimi göstermez. İnsanların konuşmaları bağlama bağlıdır. Bir cümleden genel bir kişilik özelliği çıkarmak, görünüşte kişiselleştirme sağlarken yanlış bir portre oluşturabilir.

Ben dijital hafızada bu ayrımın açık kalmasını isterim. Kendi söylediğim bilgi başka, sistemin benim hakkımda yaptığı çıkarım başka. Hatta bazı çıkarımların hiç kalıcılaşmaması daha doğru olabilir. Kullanıcıya ait belirsiz bir tahmin, zamanla kesin bir gerçek gibi kullanılmaya başlanırsa, sonraki cevapların yönünü fark edilmeden değiştirebilir.

Örneğin bir konuyu yalnızca merak ettiğim için araştırmam, o konuda bir karar verdiğimi göstermez. Yardımcının “Bunu seçmiştiniz” demesiyle “Daha önce bunu değerlendirmiştiniz” demesi arasında önemli bir fark var. Beni tanıdığını söyleyen bir sistemin, neyi bildiğini ve neyi yalnızca tahmin ettiğini ayırt etmesini beklerim. Güven, bu ayrımın korunmasıyla güçlenebilir.

Bilginin ait olduğu alanı korumak

Hayatımızın farklı alanlarında farklı ihtiyaçlarımız var. İş için konuştuğumuz bilgiler, aileyle ilgili tercihler ve kişisel düşünceler aynı yerde bulunabilir. Fakat aynı yardımcıya anlatılmış olmaları, her konuşmada birlikte kullanılmaları gerektiği anlamına gelmez. Bir iş metni hazırlarken özel hayatımdaki bir ayrıntının kendiliğinden devreye girmesini istemeyebilirim.

Bu nedenle kişiselleştirmenin bir kapsamı olmalı diye düşünüyorum. Bir proje için verilen bilgi o projeye ait kalabilir. Genel bir anlatım tercihi daha geniş kullanılabilir. Geçici bir konuşma ise kalıcı hafızanın dışında tutulabilir. Kullanıcı bu alanların nasıl ayrıldığını anlayabilmeli; yalnızca teknik bir ayarlar menüsünde değil, kullanım sırasında da görebilmeli.

Buradaki mesele, her bilgi için kullanıcıya uzun bir form doldurmak değil. Anlaşılır ve yönetilebilir seçimler sunmak. “Bunu bu proje için hatırla”, “Bunu genel tercih olarak kullan” veya “Bu konuşmadan bir şey saklama” gibi seçenekler bir yaklaşım olabilir. Önemli olan, hatırlama kararının kullanıcı açısından görünmez bir işlem olarak kalmaması.

Beni tanımak, beni hep aynı kişi saymak olmamalı

Bir yıl önceki hedeflerim bugün değişmiş olabilir. Bir zamanlar kullandığım yazılımı bırakmış, çalışma biçimimi değiştirmiş veya yeni bir konuya yönelmiş olabilirim. Hafızalı bir yapay zekâ eski bilgiyi sürekli öne çıkarırsa, süreklilik sağlamak yerine değişimin önünde küçük bir engel oluşturabilir.

Bu yüzden bilgiler yalnızca içerikleriyle değil, zamanlarıyla da düşünülmeli. Bir kararın ne zaman verildiği ve hâlâ geçerli olup olmadığı önemli. Bir tercih değiştiğinde, eski ve yeni bilgiyi bir arada tutmanın nasıl sonuçlar doğuracağı da belirlenmeli. Her durumda geçmişi tamamen silmek gerekmeyebilir; fakat bugünkü cevabı geçmişteki tercihe göre şekillendirmek de doğru olmayabilir.

Ben bir yardımcının gerektiğinde “Bu bilgi hâlâ geçerli mi?” diye sorabilmesini değerli bulurum. Özellikle uzun süre kullanılmamış veya etkisi büyük bilgilerde bu soru faydalı olabilir. Kullanıcıya her seferinde aynı şeyi sormak kadar, hiç sormadan eski bilgiyi kullanmak da yorucu sonuçlar doğurabilir. Burada dikkatli bir dengeye ihtiyaç var.

Daha fazla kişiselleştirme her zaman daha iyi mi?

Beni tanıyan bir sistemin yalnızca sevdiğim fikirleri önermesi ilk anda rahat gelebilir. Daha önce beğendiğim tasarımlar, benzer düşünceler ve alıştığım çözümler karşıma çıkar. Fakat zamanla bu rahatlık, yeni seçeneklerle karşılaşma ihtimalimi azaltabilir. Kişiselleştirme, keşfi daraltan bir alışkanlık döngüsüne dönüşebilir.

Ben yardımcımın tercihlerimi bilmesini isterim, ama gerektiğinde bunların dışındaki seçenekleri de göstermesini beklerim. “Daha önce bunu tercih etmiştiniz; bu sefer farklı bir yaklaşım da düşünülebilir” diyebilmesi faydalı olur. Böylece geçmişim, gelecekteki seçimlerimin tek belirleyicisi hâline gelmez. Sistem tanıdık olanı kolaylaştırırken bilinmeyene de alan bırakır.

Aynı durum düşünceler için de geçerli. Bir konuda hangi yönde düşündüğümü hatırlayan yapay zekâ, yalnızca görüşümü destekleyen açıklamalar üretmemeli. Görüşümün zayıf taraflarını ve başka ihtimalleri de görünür kılmalı. Bana uygun cevap vermek ile beni her durumda haklı çıkarmak arasında fark var. Ben kişiselleştirmenin düşünme alanımı genişletmesini, daraltmamasını isterim.

Kontrol, yalnızca kapatma düğmesi değildir

Bir sistemde hafızayı tamamen kapatabilmek önemli bir seçenek olabilir. Ancak kişisel bilgiler üzerindeki kontrolün bundan ibaret kalmasını yeterli bulmuyorum. Nelerin hatırlandığını görebilmek, yanlış bir bilgiyi düzeltebilmek ve yalnızca belirli kayıtları kaldırabilmek de gerekir. Kullanıcı tüm kolaylıktan vazgeçmeden müdahale edebilmeli.

Üstelik bir cevabın neden kişiselleştirildiği anlaşılabilmeli. Yardımcı bir öneri sunarken geçmişteki hangi tercihimi kullandığını belirtebilir. Böylece yanlış bir bağlantı kurulduğunu fark edersem onu düzeltebilirim. Kaynağı belirsiz bir kişiselleştirmede ise sonuç garip görünür, fakat neyi değiştirmem gerektiği anlaşılmaz.

Bilgiyi silme deneyiminin de açık olmasını isterim. Bir notu kaldırmak, konuşma geçmişini silmek ve başka saklama alanlarından bir bilgiyi kaldırmak aynı işlem olmayabilir. Ürün tasarımında bu ayrımın anlaşılır olması gerekir. Kullanıcıya “unutuldu” denirken hangi kapsamın kastedildiği açıklanmalı. Kontrol hissi, gerçekte yapılabilen işlemlerle örtüştüğünde anlamlıdır.

Kolaylık karşılığında ne veriyoruz?

Bir yardımcıdan daha uygun cevap almak için bazı bilgilerimizi paylaşabiliriz. Fakat her fayda, her bilginin paylaşılmasını gerekli kılmaz. Bir yazının anlatımını düzenlemek için bütün kişisel geçmişimin bilinmesine ihtiyaç yok. Bir proje dosyasını özetlemek için de diğer projelerdeki özel konuşmalarımın kullanılması gerekmeyebilir.

Ben iyi tasarımın, gereken bilgiyi mümkün olduğunca açık biçimde istemesini tercih ederim. “Sana daha iyi yardımcı olabilmek için her şeyi bilmeliyim” yaklaşımı bana ikna edici gelmiyor. Daha iyi yardımın bazen daha az ama daha ilgili bilgiyle sağlanabileceğini düşünüyorum. Bilginin miktarı yerine amaçla ilişkisi öncelikli olmalı.

Bu soru yalnızca bireysel kullanım için geçerli değil. Ortak bir çalışma ortamında, bir kişinin verdiği bilginin başka bir kişinin cevabına yansıyıp yansımayacağı da önem kazanır. Sistem beni tanırken başkasının özel alanını benim erişimime açmamalı. Hafıza, kimlik ve yetki birlikte tasarlanmadığında, kişiselleştirme yeni karışıklıklar yaratabilir. Yardımcı olmak için kurulmuş bir özellik, ilişkilere zarar vermemeli.

Hatırlayan ama tanımını bana dayatmayan bir yardımcı

Benim istediğim dijital yardımcı, beni her ayrıntımla çözmüş olduğunu iddia eden bir sistem değil. İşimi kolaylaştıracak kadar bağlamı koruyan, hatasının düzeltilebileceğini kabul eden ve gerekmediğinde bilgi kullanmayan bir yardımcı. Kişiselleştirmeyi, üzerimde daha fazla tahmin yapılması olarak değil, tekrar eden yüklerin azalması olarak düşünmek istiyorum.

Böyle bir yapıda unutmak eksiklik sayılmayabilir. Bazen bir konu kapanır, bir deneme sona erer veya insan yeni bir başlangıç yapmak ister. Bir sistemin geçmişi saklayabilmesi kadar, geçmişin bugünü yönetmesine engel olabilmesi de değerlidir. Hafıza kullanıcının hizmetinde olmalı; kullanıcı kendi hafızasının sürekli açıklayıcısı hâline gelmemeli.

Yapay zekâ bizi ne kadar tanımalı sorusuna herkes için aynı cevabı vermek zor. Fakat benim için ölçüt açık: Yardım artarken seçim hakkım da korunmalı. Neyi hatırladığını anlayabildiğim, gerektiğinde değiştirebildiğim ve bazı konuları dışında tutabildiğim bir sistem istiyorum. Beni tanımasının değeri, benim hakkımdaki son sözü kendisine bırakmadığında ortaya çıkacak.

Fahri Öncül

Yeni bir soru, yeni bir başlangıç.

Yazılara dön