Teknolojiye bakarken çoğu zaman kendime ilk sorduğum soru “Bu ne işe yarıyor?” değil, “Bununla başka ne yapılabilir?” oluyor.
Yeni bir teknoloji ortaya çıktığında onu yalnızca kullanmak bana yeterli gelmiyor. Nasıl çalıştığını, hangi sınırları olduğunu ve başka sistemlerle bir araya geldiğinde nelerin mümkün olabileceğini anlamak istiyorum.
Belki de yıllardır değişmeyen en önemli özelliğim bu: merak etmek.
Önce anlamaya çalışırım
Yeni bir fikir ortaya çıktığında hemen büyük bir proje olarak görmüyorum. Önce anlamaya çalışıyorum.
Gerçekten bir problemi çözüyor mu? İnsanların hayatını veya çalışma biçimini kolaylaştırıyor mu? Bugün mümkün olmayan neyi mümkün hâle getiriyor?
Ve en önemlisi: Bunu yapmak için gerçekten teknolojiye ihtiyaç var mı?
Her probleme yeni bir yazılım geliştirmenin veya her sisteme yapay zekâ eklemenin doğru olduğuna inanmıyorum. Teknoloji amaç değil, araç olmalı.
Denemeden karar vermem
Bir teknolojinin neler yapabileceğini anlamanın en iyi yollarından birinin onu kullanmak olduğuna inanıyorum. Bu nedenle yeni teknolojileri mümkün olduğunca erken denemeyi seviyorum.
Bazen küçük bir prototip geliştiriyorum. Bazen mevcut bir sistemle birleştiriyorum. Bazen de yalnızca aklımdaki bir fikrin çalışıp çalışmayacağını görmek istiyorum.
Sonuç her zaman başarılı olmuyor. Ama çalışmayan bir denemeyi de tamamen kayıp olarak görmüyorum. Neyin çalışmadığını öğrenmek, neyin çalışabileceğini anlamama yardımcı olabiliyor.
Mevcut olanı sorgularım
Bir sistem yıllardır aynı şekilde çalışıyor diye gelecekte de aynı şekilde çalışması gerektiğini düşünmüyorum.
“Bunu nasıl daha iyi yapabiliriz?” önemli bir soru. Fakat bazen daha önemli bir soru var:
“Bunu hâlâ böyle yapmak zorunda mıyız?”
Fikirden çalışan sisteme
Bir fikir benim için yalnızca konuşulduğu sürece eksik kalıyor. Mümkünse onu çalışan bir şeye dönüştürmek istiyorum.
Çok büyük olması gerekmiyor. Basit bir prototip bile yeterli olabilir. Bir fikir çalışmaya başladığında eksiklerini, yanlışlarını ve gerçek potansiyelini görmeye başlıyorsunuz.
Bu nedenle mükemmel fikri uzun süre beklemek yerine, yeterince anlamlı bulduğum bir fikri denemeyi tercih ediyorum.
Düşünmenin değeri
Üretmek kolaylaştıkça ne üreteceğine karar vermek daha değerli hâle geliyor.
Doğru problemi seçmek, doğru soruyu sormak, elde edilen sonucu sorgulamak ve farklı alanlar arasında bağlantı kurabilmek benim için üretimin önemli bir parçası.
Geleceği kesin olarak bildiğimi düşünmüyorum
Teknoloji dünyasında gelecek hakkında kesin konuşmanın doğru olmadığına inanıyorum. Bu nedenle geleceği tahmin etmekten çok, değişimin yönünü anlamaya çalışıyorum.
Okuyorum, araştırıyorum, deniyorum. Yanılıyorum ve tekrar deniyorum. Öğrendiklerimi yeni fikirlerle birleştiriyorum.
Benim için teknolojiye duyulan merakın en güzel tarafı, her cevabın arkasından yeni bir sorunun gelmesi.
1998'de başlayan merakım bugün hâlâ aynı soruyla devam ediyor: “Sırada ne var?”

